Anasayfa

Banka İban Numarası Öğrenme

Banka İnternet Adresleri

Banka Kredi Kartları

Banka Kredileri

Banka Kampanyaları

Banka Telefon Numaraları

Banka Şubeleri
Hızlı Bankacılık :
 
ABN AMRO Bank
Adabank
Aktif Bank
Albaraka Türk
Alternatif Bank
Anadolubank
Arap Türk Bankası
Bank Asya
Bank Mellat
Birleşik Fon Bankası
Citibank
Denizbank
Deutsche Bank
Diler Yatırım Bankası
Eurobank Tekfen
Finans Bank
Fortis Bank
Garanti Bank
GSD Yatırım Bankası
Habib Bank
Halk Bank
HSBC Bank
ING Bank
İller Bankası
İMKB Takas ve Saklama Bankası
İş Bank
JPMorgan Chase Bank
Merrill Lynch Yatırım Bank
Millennium Bank
Nurol Yatırım Bankası
Pozitif Kredi ve Kalkınma Bankası
Société Générale
Şekerbank
Taib Yatırım Bank
Tekfenbank
Tekstil Bankası
Turkish Bank
Turkland Bank
Türk Calyon Yatırım Bankası
Türk Ekonomi Bankası (Teb)
Türk Eximbank
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bank
Türkiye Finans
Türkiye Kalkınma Bank
Türkiye Sınai Kalkınma Bank
Unicredit Banca di Roma
VakıfBank
WestLB AG
Yapı ve Kredi Bankası
Ziraat Bank

Finans Nedir ?

Finans Nedir ? Sorusu ile karşılaştığımızda aklımıza para gelir. Finans Para ve Parayı temel alan taşınır değerdeki ürün ve değerleri konu edinen bir bilim dalıdır. Finans Edilen bir işin yapılması Finans değerindeki yönetime bağlıdır. Bu değerler için Finans önemlidir. Banka ve Bankacılık Kavramlarında Finans Bir işin Değeri üzerinden Projelendirilmesi anlamı taşımaktadır. Kitap Dili ile Banka Ve Finans Kelimelerine Bakarsak Aşağıdaki Anlamlar Ortaya Çıkar.

FİNANSIN TANIMI,KAPSAMI,ARAÇLARI
Finansın Tanımı ve Kapsamı

FİNANS : İhtiyaç duyulan fonların uygun şartlarda sağlanması ve etkin bir şekilde kullanılmasıyla ilgili faaliyetlerdir.

FON : Finansmanın en genel aracıdır,nakit,vadesiz mevduat,nakde çevrilerbilir değerler ve gerektiğinde para gibi görev yapabilecek çeşitli unsurları kapsar.

3 Adet Finans Yönetimi Yaklaşımı:

1)Yalnız nakit parayla ilgilenir. >>Niteliği çok geniş kapsamlı

2)İşletmede kullanılan fonların sağlanması ve idare edilmesidir.

3)Finansal Yönetim,işletmenin tüm yönetiminin bölünmez bir parçasıdır. 1


Finans ve Finansal Yönetim

Diğer disiplinler île kıyaslandığında modern Finans kısa bir tarihe sahiptir ve 1950 lerde önem kazanmaya başlamıştır. 1950 ' lerden itibaren Finans esas itibariyle Finansal piyasalara ilişkin faaliyetlerde doğan özel bir sorunlar gurubu ü/erinde yoğunlaşan ayrı bir disiplin olarak iktisattan ayrılmış ve gelişmeye başlamıştır.

Hsas itibariyle iki tür piyasa vardır; Finansal piyasalar ve reci mal piyasaları.Reel varlık alım, buğday gibi fiziki varlığı ulan bir maldır. Finansal varlık ise, tahvil gibi nakil ödemeleri seklinde müstakbel yararlar vadeden bir maldır. Finansal piyasalar, fi-nansal varlıkların alıp satıldığı piyasalardır. Menkul kıymet borsaları pay senetlerinin alınıp satıldığı Finansal piyasaların bir örneğidir. ;

Finansın diğer disiplinler ile, örneğin iktisat ve muhasebe ile çok yakın bağları vardır. Örneğin iktisat, emek ve sermaye gibi kıt kaynaklara tahsisine ilişkin genel sorun ile ilgilenirken fınans yalnızca iktisadın özel bir alanını oluşturan kıt Finansal kaynakların tahsisi ile uğraşır. Finansal yöneticinin karşılaştığı kararlar firmanın muhasebe sisteminin sağlaması gereken bilgiyi gerektirir. Ancak, bilgi her /aman uygun biçimde değildir ve bu nedenle Finansal yönelici muhasebecinin verdiği raporları yoriiinlayabilmelidir.

İş yapabilmek için paraya ihtiyaç vardır. Yani günlük hayatımıza girmiş bir deyimle,

işi FİNANSE etmek gerekir,

Para, iş sahibinin kendisi tarafından işe konabileceği gibi,

Çeşitli şekillerde borç olarak da sağlanabilir.

Bol parası bulunan bir işadamı için işi Finanse etmek zor bir sorun değildir; lüzumlu parayı kolayca işine yatırabilir. Fakat işadamının amacı işin Finanse edilmesi, yani lüzumlu paranın sağlanması değildir. Amaç para kazanmak, kâr elde etmektir veya daha bilimsel ve gerçeğe uygun bir deyim kullanılır ise amaç, işletmenin varlıklarının değerini maksimum düzeye çıkarmaktır.
Bir Disiplin Olarak Finansa Genel Bakış

Bir disiplin olarak Finansın üç ayrı alı bölümü vardır. Birincisi şirketlerin Finansal yönetimine ilişkin olanıdır. Buradaki temel sorun fonların nasıl elde edileceği ve nasıl kullanılacağıdır. Finansın ikinci kesimi Finansal piyasalar ve Finansal kurumlar üzerinde yoğunlaşmıştır. Üçüncüsü ise yatırımlar ile ilgilenir.

Reel varlık alım, buğday gibi fiziki varlığı ulan bir maldır. Finansal varlık ise, tahvil gibi nakil ödemeleri seklinde müstakbel yararlar vadeden bir maldır. Finansal piyasalar, fi-nansal varlıkların alıp satıldığı piyasalardır. Menkul kıymet borsaları pay senetlerinin alınıp satıldığı Finansal piyasaların bir örneğidir.

Tipik bir şirkette, Finansal yönetici Finansal piyasalardan fonları sağlar ve bunları reel mallara yatırır. Örneğin bir inşaat şirketinin Finansal yöneticisi, bir buldozer almak (reel bir mala yatırım) için borç para alabilir (Finansal piyasadaki bir işlem). Finansal kurumlarda ise, Finansal yönetici Finansal piyasalardan fon sağlar ve bu fonları Finansal varlıklara yatırır. Örneğin bir banka Finansal yöneticisi, mevduat alır (Finansal piyasadan borçlanma) ve bu yeni elde edilmiş fonları ev almak isteyen bir müşterisine kredi olarak verebilir (Finansal piyasadaki bir başka işlem). 2

Şirketlerin Finansal yönetimine ve Finansal kurumlarla piyasaların incelenmesine ek olarak, Finans, yatırımları da içermektedir. Bu alan esas itibariyle, en iyi Finansal varlıkların veya bunların portföyünün seçimi ile uğraşır ve bir şekilde elde edilmiş fonların tahsisi üzerine yoğunlaşır, insanların bütün parasını bir hisse senedine mi yoksa hisse senetleri ve tahvillerin portföyüne mi yatırması gerektiği gibi konularla uğraşır.

Finansın bu üç alanı birbirini tamamlamaktadır. Finansal yöneticiler bankalar gibi Finansal kurumlarla iş yapmak zorunda oldukları gibi, firmanın pay senellerini borsada satmak isteyebilirler de. Bunun anlamı firmanın pay senedini yatırımcılar için çekici yapmak zorunda olmalarıdır. Bu nedenle Finansın bir alanı diğerleri ile yakından ilişkilidir. Bu dersimizde şirketlerin Finansal yönelimi ile ilgileneceğiz, ancak gerektikçe Finansal kurum ve piyasalar ile yatırımlar konusuna da değineceği.

İşletme bir şirket halinde ise varlıkların değerinin maksimum yapılması, bunun toplam hisse senetlerinin değerini maksimum yapmaktır. (Senetlerin maksimuma çıkarılmasının anlamı aşağıda açıklanacaktır.) Varlıkların değerini maksimuma çıkarmak için para veya sermaye zorunlu, fakat yeterli değildir. 3
Değer Yaratmanın Maliyet-Fayda Prensibi

Her gün karar alırız. Bunların herbirisinde seçilen hareket biçiminin değerli olacağı inancı vardır. Genel olarak, bir kararın yararları maliyetini aşarsa değer yaratıldığını söyleyebiliriz. Bu maiiyet-fayda ilkesi herhangi bir rasyonel davranışa uygulanabilir.

Maliyet-fayda ilkesi Finansa da uygulanabilir; bir Finansal yönelici bir kararın yararlarının onun maliyetini aşması halinde uygular. Örneğin, bir otomobil firması yeni bir model yapmak için yeni bir fabrika yatırımı yaparsa, gelecekteki yararların (satış hasılatının) yeni bir fabrikayı inşa ve işletme maliyetlerini aşacağına inanmalıdır. Bu basil ilke aslında çok güçlüdür ve sıklıkla tekrar edilecektir. Bir kararın yararları maliyetini aştığında bu karar ile bir değer yaratıldığını söyleyeceğiz. Bu nedenle yukarıdaki örnekte, yeni bir otomobil fabrikası inşa etmek kararının firmanın değerini bütün olarak-artıracağı beklenmekledir.

Geniş anlamda konuşursak, Finansal değer bir kaç değişkenin etkisi ile yaratılır. Bun-ların en önemlileri şunlardır; nakit akımı, zaman ve risk. Diğer bütün değişkenler sabit iken, bir Finansal karar ile sağlanan nakit akımı ne kadar büyük ise karann yalattığı değer o kadar yüksektir. Benzer biçimde, nakit akımları ne kadar erken alınırsa değer o' kadar yüksektir. Nakil akımları ile ilgili risk azaldıkça değerde artar. Uygulamada, değer yaratmaya götüren bu temel değişkenler birbiriyle ilişkilidir. Bu nedenle de bir Finansal karar değerlendirilirken; bunlar eş anlı olarak dikkate alınmalıdırlar. Bir değişkeni diğerine göre ön plana çıkarmak potansiyel olarak büyük yanlışlıklara neden olabilir. Örneğin, bu konudaki yaygın bir yanlışlık bir yatırımın daha büyük nakit akımı ürettiği için bir diğerinden daha iyi olduğunun ileriye süıülmesidir. Beklenen nakit akımlarının zamanlaması ve risk durumu dikkate alınmadıkça bunun bir anlamı yoklur.
Firmanın Amaçları

Şimdiye kadar yaptığımı/ açıklamalardan anlaşılacağı gibi firmanın genel amacı değerini azamileştirmektir. Bu ancak, yararlan maliyetlerini aşan kararlan almakla gerçekleştirilebilir. Bu açık olmasına karşın firman değerini maksimize etmenin gerçek anlamı çok açık değildir. Firma için değer yaratmaya götüıecek herhangi bir strateji eş anlı olarak üç ana değişkeni dikkate almak zorundadır;nakit akımı,zaman ve risk. Şirket için değişik potansiyel amaçların istenilirliğini değerlendirirken bunları aklımızda tutmalıyız.

Şimdi firma için olası üç amacı biraz yakından inceleyebiliriz; 4

Hacmi Azamilestirmek

Bazı firmalar küçük iseler etkin bir biçimde faaliyette bulunabilme olanağına sahip değildirler. Örneğin küçük bir firma, en ucuz fiyattan alınmasını sağlayacak yeterince büyük miktarlarda hammadde satmalına olanağına sahip clamayabilir. Ayrıca bazı firmaların etkinsizlikten şikayetçi olacak kadar da büyük oldukları bir başka gerçektir, Örneğin bu tür firmalarda yöneticiler etkin bir biçimde karar almak ve hareket etmek için bilgiyi zamanında elde cdemeyebilirler. Diğer yandan çok hızlı büyüyen firmalar "büyüme sancılarından" zarar görebilir ve başarısızlığa uğranabilirler. Ayrıca halı büyüme aşın riske götürür.

Firmanın hacmini azamileştirmek hedefi, en azından sezgisel olarak değer yaratmanın unsurlarından birisi olan firmanın nakit akımlarını maksimize etmek ile tutarlıdır. Ancak bu hem zaman hem risk unsurlarını dikkate almamaktadır. Bu nedenle kendi babına firmanın hacmini azamileşıirmek şirketlerin ana amacı olamaz.
Muhasebe Kârlarım Azamileştirmek

Muhasebe karları ile kastettiğimiz şey, belirli muhasebe kurallarını izleyerek hazırlanan firmanın gelir tablosunda raporlunun kardır. Ancak muhasebe karları firmanın performansının ve değerinin ekonomik bakımdan her zaman en anlamlı ölçüsü değildir. Özellikle, değer yaratmanın en temel unsurlarından birisi olan nakit akımı ile aynı şey değildirler. Gerçekte, muhasebe zararı açıklayan bir firma, nakil masrafı olmamasına rağmen, karları düşüren amortisman masrafı yeterince yüksek ise, pozitif bir nakit akımına sahip olabilir.

Muhasebe karının bir kurallar seline dayanmakla olmasına karşın, nakit akımı fiili nakil tahsilatı ve ödemeleridir. Finansal yönetici muhasebe karlarından ziyade nakit akımları ile ilgilenir. Çünkü, pay sahiplerine lemeitü, işçilere ücret, hammadde satıcılarına bedel ödemek için nakit gereklidir. Karlar genellikle nakit akımlarından farklı olduğu için, muhasebe karını azamileştirmck ve Finansal değeri yaratmak için esas olan değişkenlerden birisini dikkale almamakladır.

Muhasebe karlarını azamilcşlirmek amacı diğer yandan değer yaratmanın zaman bo-yulunu da dikkate almamaktadır. Örneğin, hangi dönemin muhasebe kan azami-leştirilecektir ? Kısa-süreli muhasebe karlarını maksimize çimek çoğunlukla firmanın gelecekıeki başarısına zarar vererek gcrçcklcşlirilcbilmckıcdir. Örneğin ilaç firmaları yeni ilaçlar için yoğun bir araştırma ve geliştirme (AR-GE) harcaması yaparlar. Bu alanda faaliycl gösicren bir firma AR-GE harcamalarını önemli ölçüde azallarak bu yılın muhasebe karını artırabilir, ancak bu firmanın gelecekteki gelişmesine ve satışlarına zarar verir.

Bunların yanısıra muhasebe karını azamilcşlirmek uygun bir hedef değildir, çünkü değer yaratmanın üçüncü unsuru olan riski dikkale almamakladır. Her dönemde, yönetici, farklı risk düzeyleri olan farklı projelerle karşılaşır. Çoğunluk durumlarda da, en yüksek beklenen muhasebe karı olan projeler en büyük riske sahiptir. Daha sonra göreceğimiz gibi yüksek kar ile yüksek risk birlikle gilmc eğilimindedir. Eğer yalnızca beklenen muhasebe karını azamilcşlirmek islersek, en riskli projeleri seçeriz. Daha yüksek risk ise daha düşük bir firma değerine götürür. Bu nedenle riski dikkale almadaki yetersizlik, muhasebe karlarını azamileştirme stratejisinin ciddi bir kusurudur.
Hisse Senedi Fiyatını Maksimize Etmek

Firmanın üçüncü olası amacı değer yaratma ile ilgili bulun lemel değişkenleri hesaba kalmakladır. Bu nedenle, şirket pay senedinin fiyatını maksimize etmek amacıyla yönetilmelidir (Sermaye piyasasının gelişmediği ve küçük pay sahipliğinin yaygın olmadığı bir durum için isterseniz buna firmanın değerini maksimize etmek diyelim). Bu pay sahiplerinin servetini maksimize eımekle eş anlamlıdır.

Yatırımcılar esas iıibariyle firma tarafından yaratılan nakit akımları ile ilgilenirler. Eğer onlar firmanın gelecekte-önemli ölçüde nakit akımı yaratacağına inanırlarsa daha büyük miktarda pay senedi almak isterler, böylece pay senedinin fiyatı da yükselir. Eğer nakit akımı geç olmaktan çok, erken elde edilirse de pay senedinin fiyutı yüksçlir. Çünkü, bugünkü bir lira yarınki bir liradan daha büyük bir değere sahiptir. Bu nedenle pay senedi fiyatının maksimize edilmesi amacı, değer yaratmanın zarnan unusurunu du dikkate almaktadır. Ayrıca riski de dikkate alır. Yatırımcılar beklenen geliri için fir-manın stratejisinin çok riskli olduğunu düşünüyorlarsa, yatırımcılar pay senetlerini satacaklar ve pay senedinin fiyalı düşecektir.

Dersimizin sonraki bölümlerinde pay sahibinin servetini maksimize etmeyi esas alıyoruz. Bu pay senedi fiyatını maksimize etme ile eş anlamldır. Bu firma için uygun . bir amaçtır, çünkü Finansal değer yaratmanın bütün unsurlarını, yani nakit akımı, zaman ve riski birleştirmekledir
Firmanın Finans Fonksiyonu

Bu derste Finansal yönetici terimini, bir şirketin önemli bir yatırım veya Finanslama kararından sorumlu herhangi bir kişiyi ifade etmek üzere kullanacağız. Çok küçük firma lar ayrık lutulursa bu dersde tartışılan bütün kararlardan sorumlu olan tek bir kişi değildir. Sorumluluk firma içinde dağılmıştır. Yukarı yönetim kuşkusuz sürekli olarak Finansal kararlarla uğraşır. Yeni bir üretim aracını dizayn eden mühendis de bu işle-uğraşır; dizayn firmanın sahip olacağı reel varlığın çeşidini belirler. Reklam yöneticisi de işini yaparken önemli yatırım kararlan alır. Önemli bir reklam kampanyası gerçekte maddi olmayan varlıklara yapılan bir yatırımdır. Eğer potansiyel müşterileriniz ürününüzden haberdurlursu ve onu alına konusunda ikna olmuşlarsa gelecekteki satış ve kazançlarla geriye ödenecek bir varlığa sahipsiniz demektir.

Ancak, Finans konusunda ihtisaslaşmış yöneticiler vardır. Hazine yöneticisi (treasu-rer) genellikle Finansmanı sağlamak, firmanın nakil hesabıyla bankalar ve diğer mali ku-rumlarla ilişkilerini yönelmekle en doğrudan sorumlu kişidir. Hazine yönelicisinin tipik sorumlulukları Tablo 1.1'in sol tarafında sıralanmıştır.

Küçük firmalarda hazine yöneticisi muhtemelen lek mali yöneticidir. Ancak daha büyük şirketlerde genellikle bir kontrolör de vardır. Tablo l.1in sağ tarafında tipik kont-rolör sorumlulukları sıralanmıştır. Bu iki iş arasında kavramsal farklılık vardır.

Hazine yöneticisinin birincil görevi emanetçiliktir; yani firmanın sermayesini sağlar ve yönetir. Buna karşılık kontrolörün birincil görevi kullanılan paranın etkin bir biçimde kullanılıp kullanılmadığını murakabe etmektir. Kontrolör bülçclcme, muhasebe ve denetimi yönetir.

Büyük firmalar genellikle hem ha/ine yöneticisinin hem de kontrolörün çalışmasını yönetmek ve baş (inansal yönetici olarak görev yapmak üzere bir mali işler genci müdür yardımcısı atarlar. Buna ilave olarak mali işler genel müdür yardımcısı yoğun bir biçimde mali politikanın tayini ve planlama ile uğraşır ve dar anlamda mali konuların ötesinde genel yönetim sorumlulukları vardır.

Türkiye'deki uygulama çeşitli ö/ellikler göstermektedir. Ülkemi/de şirketlerin büyüklük ve küçüklüğü yumsıru genelde kapalı aile şirketleri olması da yönetimsel yapılarını ve organizasyonlarını belirleyici bir etken olmuştur. Terim olarak ülkemizde Hazine Yöneticisi yerine Finansman Müdürü, kontrolör yerine ise Muhasebe Müdürü deyimleri kullanılmaktadır. Küçük şirketlerde bu iki işlev genel olarak aynı kişinin sorumluluğunda ve bölümde yerine getirilmektedir. Büyük şirketlerde özellikle yabancı sermayeli şirketler ile kamu iktisadi teşebbüslerinde bu iki işlev ayrılmıştır. Ancak büyük şirketlerde de genel uygulama bu iki bölümün genel müdür yardımcısı düzeyinde aynı kişiye bağlı olması şeklindedir. Diğer yandan ülkemizde sermaye piyasası araçlarına (halka bono ve tahvil gibi borçlanma senetleri ve pay senedi ar/ı) başvuran şirketlerin sayıca azlığı ve bu araçların kullanma yoğunluğunun düşük oluju da bu örgütlenmeyi etkilemektedir. Ayrıca hankalar,sigorta şirketleri gibi mali kurumların örgütlenme tarzı da sanayi ve ticaret şirketlerine kıyasla değişik özellikler göstermektedir.

Önemli sermeye yatırım projeleri ürün geliştirilmesi, üretim ve pazarlama planlan ile öylesine yakından ilişkilidir ki, bu alanlardaki yöneticilerin kaçınılmaz bir biçimde projelerin planlanması ve analizine katılmaları gerekir. Eğer firmanın planla-

ma konusunda ihtisaslaşmış personeli varsa doğal olarak yatırım hütçelemesi jle bunlar ilgilenirler. Genellikle Finansman müdürü, muhasebe müdürü veya mali isler genel müdür yardımcısı yatırım bütçelemesi sürecini organize etmek ve denetlemek-le sorumludur.

Bir çok Finansal konuların önemi yüzünden nihai karar, yasalar veya gelenek nedeniyle yönelim kuruluna kalır. Bu konuda her ülkenin kendine özgü düzenlemeleri vardır.Bir çok karar ülkede yürürlükte olan yasal düzenleme çerçevesinde yönetim kuruluna bırakılmıştır. Ayrıca şirket, özellikle anonim şirket, şeklindeki örgütlenmelerde , şirketin anasözleşmesi yönetim kurulunun yetki ve görevlerini belirleyici bir diğer un-surdur. Gerçekten de bazı önemli yatırım kararları ve Finansal boyutu olan diğer kararlar için yönetim kurulunun karar alması gereği olabilir.
Finansmanın İşletmedeki yeri ve önemi

İşletme yönetimi ve iktisadı bilgisinin konusu, işadamına kâr temini için yardımcı olmaktır. Kârı artırmak çeşitli biçimlerde mümkün olabilir.

ÖR:Örneğin ucuz, yani düşük maliyetlerle üretim yapmak, fazla satmak, işte çalışan personelin istekle çalışmasını sağlamak vb. işadamına kârı artırma olanaklarını verir. Kârı artırmak için var olan çeşitli olanakların her biri işletme iktisadı ve yönetimi bilgisine giren çeşitli dalların konusunu oluşturur. Nitekim,

1-ucuz üretim yapabilmek üretim yönetimi,

2-fazla miktarda ve az masrafla satış yapmak pazarlama,

3- işletme personelinin istekli çalışmasını sağlamak, personel yönetimi bilgilerinin konusunu oluşturur.

Önce, işe başlamak için paraya ihtiyaç vardır. Paranın en ucuz ve kolay bir şekilde nasıl sağlanacağı, Finansman bilgisinin araştırdığı ilk problemdir.

Para, işletmenin öz sermayesi olabileceği gibi borcu da olabilir.

Öz sermayeyi daima işletmenin sahibi bankasından alarak işe koymaz. Sermaye ister Öz sermaye, ister borç olsun, bunun temin edilebileceği çeşitli kurumlar ve imkânlar vardır. Bunlar arasından en ucuz ve en uygun bulunanı seçilir. Para temin edilince, acaba ne şekilde kullanıldığı takdirde en fazla kâr elde edilecektir?

ÖR:Örneğin şu veya bu şekilde sağlanan para ile mağazamızda fazla miktarda çeşit saklayabiliriz veya bu parayı veresiye satışlarımızı artırmak üzere kullanabiliriz. Acaba bu iki hareket tarzının hangisi işimiz için daha kârlıdır?

ÖR: Mevcut paramızla bir yünlü veya pamuklu kumaş fabrikası kurabiliri/. Acaba bu iki hareket tar/. ının hangisi daha kârlıdır? işte Finansman bilgisi bu çeşit soruların iyi bir şekilde cevaplandırılması için işadamına faydalı olacak ilke ve aletlerden oluşur.

Kân artıran diğer bir etken, işadamının mümkün olduğu kadar fazla borçlannıa-sıdır. Makul faiz ödemek suretiyle ne kadar fazla borçlanmak mümkün olursa, kâr da o kadar artar. Zira, genellikle faiz oranları, işle kullanılan sermayenin gelirinden daha küçüktür. Finansman bilgisi kimden ve nasıl borç para alınabileceği hususunda işadamına yardımcı olur. Fazla borç almak kârlılığı artırmakla beraber, işin tehlikesini de artırmaktadır. Zira, her borcun bir vadesi vardır ve vadesinde ödenmelidir. Finansman bilgisi işadamına borçları vadesinde ödemek şanıyla borçlanma olanaklarını göstermek bakımından yardımcı olur.

Finansman bilgisi paranın hangi yollardan temin edilebileceğini göstermekle kalmaz, bu çeşit yollar ile işletmenin ihtiyaçları arasında nasıl bir uyumun mümkün olabileceğini gösterir.


Banka

1. Bankanın Tanımı: Banka, mevduat kabul eden, bu mevduatı en verimli şekilde çeşitli kredi işlemlerinde kullanmak amacını güden veya faaliyetlerinin esas konusu düzenli bir şekilde kredi almak ya da kredi vermek olan ekonomik bir kuruluştur. Diğer bir tanım olarak Banka, para, kredi ve sermaye konularına giren her çeşit işlemleri yapan ve düzenleyen, özel veya kamusal kişilerle işletmelerin bu alandaki her türlü ihtiyaçlarını karşılama faaliyetlerinde bulunan bir ekonomik birimdir. En basit tanımını ise şöyle yapabliliriz: Bankalar faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve bunun dışındaki diğer ekonomik etkinliklerde bulunan kuruluşlardır.

Banka kelimesi İtalyanca banca kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Para bozma gişesi, para bozma yeri anlamına gelir. Bankacılığın gösterdiği tarihi gelişme, para kavramının gelişmesiyle yakından ilişkilidir. Bilinen en eski Banka Mezopotamya’daki Kızıl Tapınak'tır. Hamurabi yasalarında Banka işleminin nasıl yürütüleceği, borçların nasıl tahsil edileceği, komisyonların nasıl belirleneceği konusunda hükümler yer almaktaydı. Sonraki yüzyıllarda Bankacılık zengin ailelerin de uğraşmaya başladığı bir konu hâline geldi.

Modern anlamda ise Bankacılık etkinliğini gösteren ilk Banka 1609 yılında kurulan Amsterdam Bankası'dır. Bunu takiben 1637’de Venedik Bankası kurulmuştur. Diğer ülkelerde olduğu gibi burada da Bankacılık, ilk önce sarraf dükkânları ve kasaların 15 ve 16. yüzyılda gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. 19. Yüzyıla gelindiğinde Bankalar ekonomik ve ticari faaliyetlerin yardımcısı ve hatta bu faaliyetleri geniş ölçüde düzenleyici kurumlar hâline gelmişler ve faaliyet alanlarına göre uzmanlaşmaya başlamışlardır. Türk Bankacılık tarihine baktığımızda gelişim süreci Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerine kadar uzanmaktadır. (İstanbul'da, ilk Banka 1847 yılında, İstanbul Bankası adıyla kurulmuştur)

Cumhuriyet öncesinde 1911-1923 tarihleri arasında milli sermaye ile 21 Banka kurulmuş ancak bunlar sektördeki yabancı Bankaların kredi piyasasına egemen olmaları karşısında faaliyetlerini sürdürmekte zorlanmışlardır. Bu Bankalardan iflas ve tasfiyeler sonucuancak 18’i Cumhuriyet dönemine geçebilmiştir. Ülkemiz, Cumhuriyetin ilanından sonra ekonomik kalkınmaya önem vermiş, sınai ve ticari hayatı canlandırmak amacıyla ulusal Bankacılığı geliştirmeye başlamıştır. Bu bağlamda devlet teşvikiyle Türkiye İş Bankası ve Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası gibi Bankalar kurulmuştur.

2. Bankaların Görevleri: Bankaların kuruluş amaçlarına göre çeşitli faaliyetleri olmasına rağmen, Bankaların yerine getirdikleri temel görevlerini şöyle sıralayabiliriz:

2.1. Aracılık: Bankalar tasrrufu olan kişi ve kuruluşlardan mevduat alarak topladıkları fonları, kredi olarak talep eden kişi ve kuruluşlara aktarmada aracılık ederler. Böylelikle ekonomi içinde en önemli görevi üstlenirler.

2.2. Kaynaklara Akıcılık Sağlama: Bankacılık sistemi paranın transferi sistemi olma görevi ile ulusal ve uluslararası düzeyde kaynaklara akıcılık sağlar. Yani paranın bir müddet için ihtiyacı olmayandan ihtiyacı olanlara aktarılması işlevini görür.

2.3. Kişilerin ve Kurumların Sahip Oldukları Maddi Varlıkların Rasyonel Bir Biçimde Kullanımını Sağlama: Halkın, parasal, Finansal ve reel aktiflerinden oluşan mal varlıklarının kullanım biçimi üzerinde, Bankacılık kesiminin oluşturduğu, faiz seçenekleri, gelir imkânları, vade farkları ve nakit akışı kolaylıklarnın önemli rolü vardır. Bu konuda hâlkı aydınlattığı gibi ekonomideki nakit akışlarının daha sağlıklı dolaşımını sağlar.

2.4. Kaynak Kullanımlarını İyileştirme: Bankaların ekonomik kalkınmaya katkıda bulunabilmesi için, yeni bir değer, yeni bir servet yaratmakla beraber, topladıkları kaynakların belirli yörelere, sektörlere, kişilere aktarılması ile ülke kaynaklarının dağılımını da yönlendirecektir.

2.5. Kısa Süreli Fonları, Uzun Süreli Fonlar Hâline Dönüştürme: Kişilerin kısa süreli ve sahip oldukları küçük miktardaki fonları toplayan Bankalar, bunları ekonomide uzun süreli fonlar hâline dönüştürmekte ve böylelikle de yatırımlara Finans sağlamaktadır.

2.6. Kaydi Para veya Banka Parası Yaratma: Bankalar satın alma gücüne, genellikle hesaptan hesaba devir esasına dayandığı için kaydi para denilmektedir. Kaydi para, maddi varlığı olmayan, yalnızca Bankaların hesaplarına alacak veya borç kaydı düşülmek suretiyle yaratılan bir değişim, bir ödeme aracı olarak tanımlanabilir. Bankaların müşterilerine kredi açması ve bu kredi limitleri içinde çek kullanma hakkı tanıması veya kredi kartı uygulamaları, kaydi para yaratabilmektedir. Günümüzde elektronik Bankacılığın gelişmesi ile ekonomide banknot ve çeklerin daha az dolaştığı, ödemelerin yaygın olarak Bankalarda hesaptan hesaba aktarma yolu ile yapıldığı ekonomik düzene geçiş yaşanmaktadır.

2.7. Ulusal ve Uluslararası Ticareti Geliştirme: Bankacılık sistemi, geliştirdiği, uyguladığı çeşitli ödeme ve kredilendirme yöntemleri Finansal kiralama, factoring, forfaiting gibi Finansman teknikleri, teminat mektupları, belgeler karşılığında ödeme, akreditif (belirli bir nicelikteki para için bir Bankanın veya bir Finans kurumunun yükümlülüğü altında, üçüncü bir kişi yararına bir başka Bankada veya şubesinde açtırılan kredi) gibi ödeme yöntemleri ile ulusal ve uluslararası ticaretin artmasına katkıda bulumaktadır.

2.8. Para Politikasının Etkinliğini Artırma: Bir ekonomide etkili bir para politikasının izlenebilmesi için gelişmiş Bankacılık sisteminin varlığı gereklidir. Merkez Bankalarının para politikasına ilişkin olarak kullandıkları reeskont faiz hadleri, açık piyasa işlemleri, karşılık oranları gibi tüm araçlar, ancak gelişmiş bir Bankacılık sistemi aracılığı ile ekonomi üzerinde etkili olmaktadır.

2.9. Gelir ve Servet Dağılımını Etkileme: Bankacılık sistemi izlediği kredilendirme politikası ile ekonomide gelir ve servet dağılımını etkileyebilmektedir.


3. Banka Türleri:

- Sermaya kaynaklarına göre Bankalar
- Yaptıkları işlere göre (Faaliyet alanları ve amaçlarına göre) Bankalar
- Faaliyet konularına ve işlemlerinin Finansal hacimlerine göre Bankalar

3.1. Sermaye Kaynaklarına Göre Bankalar: Sermaya kaynaklarına göre Bankalar ikiye ayrılır bunlar, Milli sermayeyle kurulan ve yabancı sermaye ile kurulan Bankalardır.

3.1.1. Milli Sermayeli Bankalar: Ülkeminizin kanunlarına göre kurulmuş olan, sermayesi Türk parası olarak konulan, sermayesinin çoğunluğu ve yönetimle denetimi Türklere ait olan Bankalar bu grupta yer alır. Bu tür Bankalar kendi aralarında şöyle sıralanır.

- Devlet Bankaları: Sermayelerinin tümü kamuya, yani kamu adına hazineye ya da diğer kamu tüzel kişilerine ait Bankalardır. T.C Ziraat Bankası, İller Bankası, Vakıflar Bankası, Hâlk Bank, Türk Kalkınma Bankası gibi Bankalar devlet sermayeli Bankalardır.
- Özel Sermayeli Bankalar: Sermayesinde kamu payı bulunmayan, özel kişi ve kuruluşların sahip olduğu Bankalar bu niteliktedir. Özel sermayeli Bankalar, genellikle ticaret, mevduat ya da yatırım Bankası şeklinde kurulurlar.
- Karma Sermayeli Bankalar: Özel sektör ile kamu sektörünün belirli oranlarda sermaye koymaları ile kurulan Bankalardır.

3.1.2. Yabancı Sermaye ile Kurulan Bankalar: Sermayesinin tamamı yabancı uyruklu kişi ve kuruluşlara ait olan Bankalardır. Bu Bankaların yönetim ve kuruluş merkezleri Türkiye sınırları dışında bulunur.


En Yeni Kampanyalar
Engelsiz Yaşam Atmleri VakıfBank
VakıfBank Engelsiz Yaşam Atmleri sizleri bekliyor
Madonna Konseri Garanti
Garanti Madonna Konseri sizleri bekliyor. Garant
Garanti Bankası %0,38 Faizle 5.000 TL 150 TL Taksitle 10.000 TL Kredi
Garanti Bankası %0,38 Faizle 5.000 TL 150 TL Taks

Bu Sayfayı Paylaş
Mevduat Hesabı Nedir ?
İhtiyaç Kredisi
İban Nedir ? Nasıl Kullanılır ?
Bankacılık Kanunu
Türkiyedeki Banka Türleri
Banka Nedir ?
Finans Nedir ?
Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu

ev kredisi veren bankalar en uygun kredi emekliye kredi İpotekli Kredi en ucuz ev kredisi Banka Konut Kredileri Acil Kredi Banka Konut Kredisi Ucuz Kredi Ev Kredisi Faiz Oranları Kefilsiz Kredi Veren Bankalar Ticari Kredi Kobi Kredileri Üniversite Kredi Kartı Vakıfbank Konut Kredisi Yapı Kredi Konut Kredisi Advantage Kredi Kartı Kredi Kartı Öğrenci Mortgage Mortgage Kredileri Mortgage Kredisi Veren Bankalar Kefilsiz Kredi Yılbaşı Kredileri Yeni Yıl Kredileri Yılbaşı Kredi Kampanyaları Kredi Kartları Hızlı Kredi Anında Kredi Taşıt Kredisi Morgıç Mortgage (Morgıç) en düşük mortgage Kredi Ziraat Banka Garanti Banka Bayram Kredileri Bayram Kredisi Bedelli Askerlik Kredisi Bedelli Askerlik İçin Kredi Askerlik İçin Kredi Öğretmenler İçin Kredi Öğretmen Kredisi Öğretmen Kredi Kampanyası

Copyright © 2009 Banka

Banka Bülteni Banka , Banka Kredileri , Bankalar , Banka Şubeleri , Banka Kampanyaları , Banka Kredi Kartları , Banka iban Numarası , Alo Banka , Kategorilerinde Hizmet Vermektedir.

Sitemizde banka banka,garanti , kredi , banka , hcbs bank , bankalar , konut kredisi , banka kredileri , card finans , garanti kredi , en uygun kredi , halkbank kredi , emekliye kredi , ipotekli kredi , kredi , Banka kredisi, konut kredileri Hakkında Bilgi Bulabilirsiniz.

RSS - Site Haritası
Site Haritası
Film İzle , Film Seyret
Film İzle
Banka
Banka Kredileri
Dizi İzle, Dizi Seyret
Dizi İzle
Oyun Oyna, Oyun
Oyun
Araba Modelleri, Araba
Araba
Ayakkabı,Ayakkabı Modelleri,Bayan Ayakkabı
Ayakkabı
Çanta,Çanta Modelleri,Bayan Çanta
Çanta